Avukat Ertuğrul Sarı Sayfa Görseli

Anlaşmalı Boşanma Davası

Anlaşmalı Boşanma Davası Ertugrul Sarı

Anlaşmalı Boşanma Davası

İstatistiklere göre Türkiye’deki hukuk mahkemelerinde en fazla açılan dava türü olan boşanma davası, mevcut evlilik birliğinin sona erdirilmesi amacıyla eşlerden birinin ya da her ikisinin birlikte mahkemeye başvurmasıyla başlayan bir hukuki süreç olup taraflarca ancak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda sayılı boşanma sebeplerine dayanılarak boşanma davası açılabilir.

Boşanma davası tarafların boşanma iradesi ve boşanmanın sonuçlarına ilişkin hususlar üzerinde anlaşma sağlamasının mümkün olup olmamasına göre çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davası olmak üzere ikiye ayrılır. Buna göre; anlaşmalı boşanma davası, evliliğin sona erdirilmesi konusunda eşlerin karşılıklı anlaşarak mahkemeye başvurduğu bir boşanma türüdür. Bu dava türü, tarafların boşanma ve boşanmanın sonuçları (nafaka, velayet, mal paylaşımı vb.) hakkında tam mutabakat sağladığı durumlarda tercih edilir ve çekişmeli boşanma davalarına göre çok daha hızlı ve kolay sonuçlanır.

Hukuki Dayanak ve Dava Şartları

Anlaşmalı boşanma davasının hukuki dayanağını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 166/3’üncü fıkrasından alır.

Buna göre; “evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz”

İlgili hüküm uyarınca; öncelikle eşlerin anlaşmalı boşanma davası açabilmesi için evliliklerinin en az bir yıl sürmüş olması gereklidir. Bu süre, Türk Medeni Kanunu’na göre zorunlu bir şarttır.

Bununla beraber eşlerin boşanma, nafaka, çocukların velayeti, mal paylaşımı gibi tüm konularda uzlaşması ve bu uzlaşmayı bir protokol ile yazılı hale getirmesi gerekir. Bu protokol, mahkemeye sunulur ve hakim tarafından onaylanması gerekir.

Anlaşmalı boşanma davasında her iki eşin de duruşmada hazır bulunması gerekmektedir. Bu, husus tarafların boşanma iradesini bizzat ve mahkeme huzurunda beyan etmeleri için önemlidir. Zira hakim, tarafların boşanma konusundaki özgür iradelerini kontrol ederek tespit edecektir.

Mahkeme, tarafların anlaşmasını inceler ve eğer çocukların velayeti, nafaka veya mal paylaşımı gibi konular çocukların ve tarafların menfaatine uygunsa anlaşmayı onaylar. Hakim, tarafların ve velayete konu müşterek çocukların menfaatlerini koruma amacıyla anlaşma protokolünde değişiklik talep edebilir.

Anlaşma Protokolünde Yer Alması Gereken Zorunlu Unsurlar

Yukarıda izah edilen hususlar kapsamında mahkemeye sunulacak anlaşma protokolünde boşanmanın feri sonuçları niteliğindeki mali unsurlar (nafaka, maddi - manevi tazminat) ve müşterek çocukların durumunun (velayet, şahsi münasebet) kararlaştırılması şarttır. Aksi halde mahkemece boşanmaya karar verilemeyecektir.

Sayılan hususlar dışında kalan, mal rejiminin tasfiyesi, müşterek çocuğun üçüncü kişiler ile olan kişisel ilişkisi gibi hususların ise protokolde düzenlenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Taraflarca bu hususa ilişkin mutabakata varılmaması, dava haklarını ortadan kaldırmayacaktır.

Anlaşmalı boşanma davaları her ne kadar çekişmeli boşanma davalarına göre çok daha hızlı ve kolay sonuçlansa hukuki bilgi gerektirmekte olup süreçte yapılabilecek olası bir hata geri dönülemez hak kayıplarına sebep olabilir. Bu nedenle muhakkak hukuki destek alınmalıdır.